Evlenmeseler daha uzun sürerdi

Onur Baştürk: Evlenmek artık yeni nesil için bir başarı göstergesi gibi oldu. “Bunu da yaptım, bitti” gibi bakılıyor ve dolayısıyla 8 ay sonra boşanıyor olmak çok da önemli olmuyor. “En azından denedik” deniliyor, akıllarda soru işareti kalmıyor.

Demet ve Oğuzhan sevgili olarak kalsaydı, ilişkileri daha uzun sürerdi bence. Evlenmek için çok acele ettiler.

Savaş Özbey: Baş döndürücü bir hızla gelişti her şey. Evlenmeleri, sorun yaşamaları, evleri ayırmaları, barışmaları, boşanmaları hepsi 5 ay. Hediye edilen evler, galaya gitmemeler, neredeyse her haftaya bir bomba düştü. Oğuzhan Koç, düğünde giydiği ayakkabısını yeni filminin galasında ikinci kez giyene kadar oldu bütün bunlar. Ayakkabısını eskitemeden yuva dağıldı resmen.

Orkun Ün: Demek ateş olmayan yerden duman çıkmıyormuş. Bir süredir konuşuluyordu aralarında sorun olduğu. Bana göre olmayınca zorlamamak gerek. Ben onları çok yakıştırıyordum ama bilemeyiz tabii kapalı kapılar ardında neler yaşandığını. Evlilik zor zanaat. Bunu günümüzde sık sık duyduğumuz boşanma haberlerinden sonra daha iyi anladım.

Ömür Gedik: Çok kısa sürdü. Herkes “Başından belliydi” dese de ben çok yakıştırıyordum onları. Üzüldüm. Evlilikteki en zor adım o ilk yıl ve sanırım ona takıldılar.

Kendisi de mirasçı mı?
Doğu Demirkol, sevgilisi Ayşe Kırca için “Ayşe Hanım değerli bir insan. Levent Kırca’mızın bize mirası” dedi. Sevgilinize ‘miras’ der misiniz?

Onur Baştürk: Sevgiliye 70’likler gibi “Hanım” diye hitap etmek ilginç. Üzerine “miras” demek daha da vahim. İnsanların anne-babası ünlü ve saygıdeğer olabilir. Ama çocukları onların devamı değil ki, miras olsun. Ayşe Hanım’ın yerinde olsam dalga geçerdim bu lafla.

Savaş Özbey: Eğer kıymeti, Levent Kırca’dan aldığı özelliklerden, babadan kıza geçmiş güzel şeylerden geliyorsa “miras” demezdim ama ben de bunu vurgulayabilirdim. Yoksa kendine ne diyecek Doğu Demirkol? “Levent Kırca’nın mirasçısıyım” mı?

Orkun Ün: Ben Doğu Demirkol’da genel bir hitap problemi görüyorum. Hızlıca düzeltmesi lazım.

Ömür Gedik: Denilir tabii. Değerli bir insanla gurur duymanın nesi kötü?

Sıkma canını Meriç
Bir astrolog “Seçimlere 5 gün kala cumhurbaşkanı adaylarından biri hayatını kaybedecek” dedi. Bu açıklamayla dalga geçen influencer Meriç Keskin oldu. Fakat tıpkı Şeyma Subaşı gibi o astrolog da Keskin’i sosyal medyadan engelledi. Keskin, Magazin Konseyi’ni göreve çağırdı. Ne diyorsunuz?

Ömür Gedik: Ölüm üzerinden açıklama mı yapılır, ne kadar korkunç! Engellemek de olayları ve kişileri daha popüler hale getiriyor.

Savaş Özbey: Biz vazife insanıyız, madem göreve çağrıldık, icabet edelim: Takipçisi değilim ama Meriç Keskin çok tatlış biri. Niye engellediniz bakayım kızı? O sizi engellese iyi mi olur? Hadi güzel güzel oynayın.

Onur Baştürk: Engellendikçe daha çok konuşuluyor işte, fena mı? Meriç’in yayınlarını beğeniyorum. Eğlenceli.

Orkun Ün: Ya bayılıyorum Meriç’e. Çok yaratıcı. Ama işte çekemiyorlar onu. Kıskanıyorlar. Sıkma canını Meriç. Ayrıca bu saçma sapan açıklamayı yapan bana göre astrolog falan değil.

Zor şarkı
Edis’in son şarkısı “Bana mı” halen tartışılıyor. Siz sevdiniz mi şarkıyı, yoksa olmasa daha mı iyiydi?

Savaş Özbey: Olmasa daha iyiydi hiç değil. Bence güzel de parça hatta. Sadece zor şarkı. Aramızda müzisyenler var, onlar daha iyi bilir ama biz sıradan dinleyici için ruhuyla, temposuyla, nakaratıyla bütünleşmesi zahmetli. Katılımın o yüzden düşük olduğuna inanıyorum.

Orkun Ün: Yahu şarkı çıkalı 1 ay oldu. Halen neyin tartışması bu? Evet Edis’in önceki şarkıları gibi sevilmedi bu çok belli. Ama risk almak lazım bazen. Edis belli ki kendi tarzı üzerinde oynamalar yapıyor, belki hafif değiştirmek istiyor. Ben onun aldığı riski görüyorum ve arkasında durup ‘aynen devam’ diyorum.

Onur Baştürk: Şarkının tartışıldığını görmedim, herkes sevmiş gibi. Edis’in bildik tarzından bir tık farklı diye herhalde ilk başta bir soğukluk oldu. Ama yenilik iyidir.

Ömür Gedik: Ben Edis’i ve tüm şarkılarını beğeniyorum. Bütün şarkıları aynı tarzda olsa sıkılırdık. Yenilik iyidir. Edis forever.

Tribünlere oynamayı sevdi
Simge’nin yükselişi devam ediyor. Geçen hafta Barselona’ya giden Simge, son şarkısını Camp Nou Stadı’nda tanıttı. Ne diyorsunuz?

Orkun Ün: Eee hak edilmiş bir başarı bu. Belki geç kalınmış da diyeceksiniz ama her şeyin bir doğru zamanı olduğunu düşünüyorum. Yakından da tanıyorum, çok emek veriyor Simge. Çok özeniyor işine gücüne. O nedenle de en iyisini hak ediyor.

Onur Baştürk: Zaten yükselişteydi. Son şarkısı da güzel.

Ömür Gedik: Simge hem statlarda hem de müzik piyasasında dijitalde çok iyi gidiyor. Spotify Equal’a kapak olduğunu da hatırlatayım. Yakında New York’ta Times Meydanı’nda da göreceğiz.

Savaş Özbey: Fırtına Türk hava sahasından çıktı, İspanya kıyılarına vurdu zaar. Tribünlere oynamayı sevdi Simge. Ama keşke Barselona yerine Buenos Aires’i seçseydi stat ilanı için. Malum, Icardi ve Wanda Nara’nın memleketi. 

Dürüst aldatma!
Danla Bilic’in YouTube programına katılan Murat Dalkılıç’ın ‘aldatma’ yorumu sosyal medyada gündem oldu. “Aldattığını söylersen, yani dürüst olursan bu aldatma sayılmaz” dedi şarkıcı. Sizce öyle mi?

Savaş Özbey: Senin bir başkasıyla ilişkin olduğunu her iki taraf da biliyorsa o aldatma ya da aldatılma değil, kabullenmedir.

Onur Baştürk: Aslında olmuyor doğru. Çünkü hemen itiraf ediyorsun. Ya da dürüst aldatma oluyor! Murat Dalkılıç hepimizi bulanık sularda, ikilemlerde bıraktın, helal olsun!

Ömür Gedik: En tercih ettiğim aldatma şekli; “Aldattım ve bunu sana söylüyorum, saklamıyorum” denilmesi olur. Aldatıp saklayan kişiler varken dürüst aldatanları daha doğru buluyorum.

Orkun Ün: Ya olur mu öyle şey! Aldat aldat, git “Ben aldattım ama dürüstüm” de. Ne saçma!

Mesajları nasıl görmüş?
Seren Serengil sevgilisi Mustafa Rahman Tohma’dan ayrıldığını, bunun sebebinin de ihanet olduğunu açıkladı. Şaşırdınız mı, normal mi buldunuz?

Ömür Gedik: Aldatıldığını düşünen her kadın rahatsız olur ve ayrılma hakkına sahiptir. Aldatıldıysa, eminse ayrılmasına şaşırmadım.

Savaş Özbey: Ne şaşırdık ne de normal bulduk. Mesajlaşmalarını yakalamış Mustafa Rahman Tohma’nın. İddia ettiğine göre evli bir kadınla üstelik. Ben saygı duydum Serengil’in bu keskin tavrına. İnsanın ille de aynı yatağa girmesi gerekmez aldatmak için. Fakat mesajları nasıl görmüş, telefon mu karıştırmış, bilen var mı?

Onur Baştürk: En çok açıklamasındaki “Gördüğüm lüzum üzerine” kısmına güldüm. Bu ne resmiyet yahu! Tabii ki şaşırmadık.

Orkun Ün: O kadar ciddiye almıyorum ki Seren Serengil’i. O yüzden ayrılması, barışması, vesairesi zerre ilgilendirmiyor beni. Ve size bir şey diyeyim mi; bence kimseyi ilgilendirmiyor artık. Bazı insanların devirleri geçer. Seren de devri geçenlerden.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir