Taksim Dayanışması: Akıl ve hukuk dışı dava derhal geri çekilmeli

Bin 637 gündür tutuklu bulunan Osman Kavala ile tutuksuz sanık Ayşe Mücella Yapıcı’nın ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılandığı 17 sanıklı Gezi Parkı Ana Davası’nın karar duruşması, 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşma öncesi Çağlayan Adliyesi önünde açıklama yapan Taksim Dayanışması, “Niyetinizi ve korkularınızı biliyor, bu beyhude çabalarınızı reddediyoruz” açıklamasını yaptı.

Tek tutuklusu Osman Kavala olan 17 sanıklı Gezi Ana Davası’nın karar duruşması, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, avukatların savunmasıyla başladı. Kavala, duruşmaya, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.

Taksim Dayanışması, duruşma öncesinde, Çağlayan Adliyesi önünde açıklama yaptı. Açıklamaya; CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP milletvekilleri Gökan Zeybek, Turan Aydoğan ve Sezgin Tanrıkulu ile HDP milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu Demir ve Musa Piroğlu da katıldı.

Açıklamayı, Taksim Dayanışması adına Akif Burak Atlar yaptı. Atlar, şunları söyledi:

‘Korkularınızı biliyor, bu beyhude çabalarınızı reddediyoruz’

Gezi Direnişi, anayasal bir zeminde gerçekleştiği yargı kararlarıyla iki kez tescil edilmesine rağmen hukuka ve gerçeğe aykırı, tümüyle mesnetsiz iddialarla üçüncü kez yargılanmak isteniyor. Toplumsal muhalefetin en temel hak ve talepleri suç unsuru gibi gösterilmek, barışçıl direnişin tarihsel ve meşru gerçekliği ısrarla çarpıtılmak, karalanmak isteniyor. İstedikleri sadece bu değil. Gezi’nin haksızlığa, adaletsizliğe, keyfiliğe, dayatmaya, baskıya karşı direnmenin adı olduğu, bir parktan tüm ülkeye ve dünyaya yankılanan; kente, doğaya, yaşama sahip çıkanların hep bir ağızdan, bir arada söyledikleri şarkı olduğu unutturulmak isteniyor. Niyetinizi ve korkularınızı biliyor, bu beyhude çabalarınızı reddediyoruz.

‘Demokrasiye güç vermiş milyonlarca yurttaşımız haksızca yargılanmak isteniyor’

Çünkü Gezi’yi yaşadık, biliyoruz. Gezi, bu ülke tarihinin demokratik, barışçıl, yaratıcı, katılımcı, kapsayıcı ve kitlesel hareketidir. Hep birlikte konuşup karar vermenin, fikri ve hayatı paylaşmanın, yaşama her boyutu ile sahip çıkmanın duvar yazısı olmuş halidir. Ölümcül polis şiddetine karşı her şehirde yankılanan barışçıl ve haklı tepkinin adıdır, Gezi. Dokuz yıl geçti, ancak Gezi Direnişi tüm berraklığıyla, tüm haklılığıyla var olmaya devam ediyor. Ama bugün, tüm dünyada kabul gören bu haklılığa rağmen, Taksim Dayanışması’ndan kent, demokrasi ve hukuk emekçisi arkadaşlarımız Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman ve Can Atalay’ın da aralarında yer aldığı itham edilenlerin şahsında, ülkemizin 80 kentinde Gezi’ye katılarak anayasal haklarını kullanan, demokrasiye güç vermiş milyonlarca yurttaşımız bir kez daha haksızca yargılanmak isteniyor.

‘Akıl ve hukuk dışı dava derhal geri çekilmeli’

Ülkemizde, adalete olan inancın kırıntısına dahi yer bırakmayan bu anlayış, demokratik olmadığı gibi meşru da değildir. Bu akıl ve hukuk dışı dava derhal geri çekilmeli, kurgu ithamlarla yargılanmak istenen arkadaşlarımız hakkındaki iddialar düşürülmeli, somut hiçbir delil olmadığı halde siyasi tutsak olarak tutukluluğu devam eden Osman Kavala derhal serbest bırakılmalıdır.

Umut yargılanamaz

Biliyor ve inanıyoruz ki Gezi hep haklı. Gezi; eşitlik, özgürlük, adalet ve demokrasi için bu ülkenin sönmeyecek umududur. Umut yargılanamaz.”